<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><?xml-stylesheet href="https://feeds.captivate.fm/style.xsl" type="text/xsl"?><rss xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0" xmlns:googleplay="http://www.google.com/schemas/play-podcasts/1.0" xmlns:itunes="http://www.itunes.com/dtds/podcast-1.0.dtd" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:podcast="https://podcastindex.org/namespace/1.0"><channel><atom:link href="https://feeds.captivate.fm/ikinci-kesit/" rel="self" type="application/rss+xml"/><title><![CDATA[İKİNCİ KESİT]]></title><podcast:guid>f99d0250-106c-5c5e-bdc3-08a72111bd0c</podcast:guid><lastBuildDate>Wed, 14 Oct 2026 10:34:38 +0000</lastBuildDate><generator>Captivate.fm</generator><language><![CDATA[tr]]></language><copyright><![CDATA[Copyright 2026 Pastime Agency]]></copyright><managingEditor>Pastime Agency</managingEditor><itunes:summary><![CDATA["İkinci Kesit", güncel bir siyaset programının tek bir bölümünü ele alıp onu izlememiş bir dinleyiciye baştan sona anlatan bir podcast'tir.
Her hafta kaynak, konuklarının görevdeki siyasetçiler olduğu ve tartışmaların hayli yerel bilgi gerektirdiği bir Kuzey Kıbrıs söyleşi programıdır. Yapay zeka tarafından oluşturulan iki sunucumuz bu boşluğu kapatıyor. Biri programı baştan sona izlemiş ve içeriğine hakim; diğeri izlememiş ve sıradan bir dinleyicinin soracağı soruları soruyor: bu kişiler kim, tartışma gerçekte ne üzerine ve bu konuşma neden önemliydi. Sizden konu hakkında önceden bilgi sahibi olmanız beklenmiyor.

Bir konuğun söyledikleri, o konuğun görüşü olarak ele alınır: en güçlü haliyle ve doğru biçimde aktarılır, ardından bağlamına yerleştirilir — hangi iddianın tartışmalı olduğu, hangisinin karşılıksız kaldığı ve nelerin hiç ele alınmadığı. İddiaları titizlikle incelemek bu programın işidir; Kıbrıs meselesinde taraf tutmak değildir.

Her yeni programın ardından yeni bir bölüm yayınlanır. İngilizce eşi "Take Two", aynı programı İngilizce dinleyiciler için ele alır.]]></itunes:summary><image><url>https://artwork.captivate.fm/5248198e-9d62-4394-8cdb-141488fd4ebe/ikinci-kesit-cover-3000.jpg</url><title>İKİNCİ KESİT</title><link><![CDATA[https://ikinci-kesit.captivate.fm]]></link></image><itunes:image href="https://artwork.captivate.fm/5248198e-9d62-4394-8cdb-141488fd4ebe/ikinci-kesit-cover-3000.jpg"/><itunes:owner><itunes:name>Pastime Agency</itunes:name></itunes:owner><itunes:author>Pastime Agency</itunes:author><description>&quot;İkinci Kesit&quot;, güncel bir siyaset programının tek bir bölümünü ele alıp onu izlememiş bir dinleyiciye baştan sona anlatan bir podcast&apos;tir.
Her hafta kaynak, konuklarının görevdeki siyasetçiler olduğu ve tartışmaların hayli yerel bilgi gerektirdiği bir Kuzey Kıbrıs söyleşi programıdır. Yapay zeka tarafından oluşturulan iki sunucumuz bu boşluğu kapatıyor. Biri programı baştan sona izlemiş ve içeriğine hakim; diğeri izlememiş ve sıradan bir dinleyicinin soracağı soruları soruyor: bu kişiler kim, tartışma gerçekte ne üzerine ve bu konuşma neden önemliydi. Sizden konu hakkında önceden bilgi sahibi olmanız beklenmiyor.

Bir konuğun söyledikleri, o konuğun görüşü olarak ele alınır: en güçlü haliyle ve doğru biçimde aktarılır, ardından bağlamına yerleştirilir — hangi iddianın tartışmalı olduğu, hangisinin karşılıksız kaldığı ve nelerin hiç ele alınmadığı. İddiaları titizlikle incelemek bu programın işidir; Kıbrıs meselesinde taraf tutmak değildir.

Her yeni programın ardından yeni bir bölüm yayınlanır. İngilizce eşi &quot;Take Two&quot;, aynı programı İngilizce dinleyiciler için ele alır.</description><link>https://ikinci-kesit.captivate.fm</link><atom:link href="https://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub"/><itunes:subtitle><![CDATA[Bir güncel siyaset programı, baştan sona anlaşılır biçimde.]]></itunes:subtitle><itunes:explicit>false</itunes:explicit><itunes:type>serial</itunes:type><itunes:category text="Society &amp; Culture"><itunes:category text="Documentary"/></itunes:category><itunes:category text="Society &amp; Culture"></itunes:category><itunes:category text="News"><itunes:category text="News Commentary"/></itunes:category><podcast:locked>no</podcast:locked><podcast:medium>podcast</podcast:medium><item><title>Gönyeli Alayköy birleşmesi, Güney Anataşıyıcı Hat ve bütçe artışı</title><itunes:title>Gönyeli Alayköy birleşmesi, Güney Anataşıyıcı Hat ve bütçe artışı</itunes:title><description><![CDATA[13 Ekim 2026 tarihli Er Meydanı bölümünde Gönyeli Alayköy Belediyesi’nin birleşme sonrası ilk dört yılı, 2,6 kilometrelik Güney Anataşıyıcı Hat projesi ve bütçenin 125 milyon Sterlin’den 1 milyar Sterlinin üzerine çıkışı anlatıldı. 🚧📈
Birleşme sonrasında belediyenin ölçeği büyüdü; kanalizasyon ve yağmur suyu yükü artarken 30 yıllık Storm Water and Sewage Master Plan devreye alındı. Altyapı, merkezi kurumlar ve belediye kaynaklarının birlikte yürütülmesi gereken bir alan olarak sunuldu.
Somut dayanaklar arasında Güney Anataşıyıcı Hat’ın 2,6 kilometrelik güzergâhı, yerel vergi ve gelir tahsilatındaki artış, Kalkınma Bankası ve paydaş iş birlikleri ile 25 yeni çalışan ve 5 sendikayla yapılan toplu iş sözleşmesi yer aldı. Karakol projesi de bölgesel güvenlik başlığına eklendi.
Buna karşın, bütçe artışının hangi kalemlerden oluştuğu ve altyapı yatırımlarının etkisinin nasıl ölçüleceği programda ayrıntılandırılmadı. İKİNCİ KESİT bu bölümde belediye reformunu, altyapı yatırımlarını ve büyüyen bütçenin nasıl yönetildiğini ele alıyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[13 Ekim 2026 tarihli Er Meydanı bölümünde Gönyeli Alayköy Belediyesi’nin birleşme sonrası ilk dört yılı, 2,6 kilometrelik Güney Anataşıyıcı Hat projesi ve bütçenin 125 milyon Sterlin’den 1 milyar Sterlinin üzerine çıkışı anlatıldı. 🚧📈
Birleşme sonrasında belediyenin ölçeği büyüdü; kanalizasyon ve yağmur suyu yükü artarken 30 yıllık Storm Water and Sewage Master Plan devreye alındı. Altyapı, merkezi kurumlar ve belediye kaynaklarının birlikte yürütülmesi gereken bir alan olarak sunuldu.
Somut dayanaklar arasında Güney Anataşıyıcı Hat’ın 2,6 kilometrelik güzergâhı, yerel vergi ve gelir tahsilatındaki artış, Kalkınma Bankası ve paydaş iş birlikleri ile 25 yeni çalışan ve 5 sendikayla yapılan toplu iş sözleşmesi yer aldı. Karakol projesi de bölgesel güvenlik başlığına eklendi.
Buna karşın, bütçe artışının hangi kalemlerden oluştuğu ve altyapı yatırımlarının etkisinin nasıl ölçüleceği programda ayrıntılandırılmadı. İKİNCİ KESİT bu bölümde belediye reformunu, altyapı yatırımlarını ve büyüyen bütçenin nasıl yönetildiğini ele alıyor.]]></content:encoded><link><![CDATA[https://ikinci-kesit.captivate.fm]]></link><guid isPermaLink="false">ed543fc2-5bf5-47ae-b8f4-cc1a45cde4c4</guid><itunes:image href="https://artwork.captivate.fm/5248198e-9d62-4394-8cdb-141488fd4ebe/ikinci-kesit-cover-3000.jpg"/><pubDate>Wed, 14 Oct 2026 10:34:31 +0100</pubDate><enclosure url="https://episodes.captivate.fm/episode/ed543fc2-5bf5-47ae-b8f4-cc1a45cde4c4.mp3" length="13473446" type="audio/mpeg"/><itunes:duration>14:02</itunes:duration><itunes:explicit>false</itunes:explicit><itunes:episodeType>full</itunes:episodeType><itunes:season>1</itunes:season><itunes:episode>7</itunes:episode><podcast:episode>7</podcast:episode><podcast:season>1</podcast:season><itunes:summary>13 Ekim 2026 tarihli Er Meydanı bölümünde Gönyeli Alayköy Belediyesi’nin birleşme sonrası ilk dört yılı, 2,6 kilometrelik Güney Anataşıyıcı Hat projesi ve bütçenin 125 milyon Sterlin’den 1 milyar Sterlinin üzerine çıkışı anlatıldı. 🚧📈
Birleşme sonrasında belediyenin ölçeği büyüdü; kanalizasyon ve yağmur suyu yükü artarken 30 yıllık Storm Water and Sewage Master Plan devreye alındı. Altyapı, merkezi kurumlar ve belediye kaynaklarının birlikte yürütülmesi gereken bir alan olarak sunuldu.
Somut dayanaklar arasında Güney Anataşıyıcı Hat’ın 2,6 kilometrelik güzergâhı, yerel vergi ve gelir tahsilatındaki artış, Kalkınma Bankası ve paydaş iş birlikleri ile 25 yeni çalışan ve 5 sendikayla yapılan toplu iş sözleşmesi yer aldı. Karakol projesi de bölgesel güvenlik başlığına eklendi.
Buna karşın, bütçe artışının hangi kalemlerden oluştuğu ve altyapı yatırımlarının etkisinin nasıl ölçüleceği programda ayrıntılandırılmadı. İKİNCİ KESİT bu bölümde belediye reformunu, altyapı yatırımlarını ve büyüyen bütçenin nasıl yönetildiğini ele alıyor.</itunes:summary></item><item><title>Feribot Krizi, İstifa Baskısı ve YDP Tartışması ⚓️🚢</title><itunes:title>Feribot Krizi, İstifa Baskısı ve YDP Tartışması ⚓️🚢</itunes:title><description><![CDATA[6 Ekim 2026 tarihli “Er Meydanı” bölümünde, Yeniden Doğuş Partisi Genel Başkanı Erhan Arıklı, bir feribot acil durumu sonrası kendisine yöneltilen sorumluluk suçlamalarını reddetti. Olayın saat 11.30’da öğrenildiğini, 12.15’te limana gidildiğini ve teknik yetkinin kendi alanı dışında kaldığını anlattı. ⚓️🚢
Asıl kırılma, kamuoyunda istifa çağrılarının yükselmesi ve olayın siyasi sorumluluk tartışmasına dönüşmesiyle yaşandı. Arıklı, deniz kazasının ulaştırma bakanını otomatik olarak suçlu yapmayacağını savunarak, kendisinin günah keçisi ilan edildiğini ileri sürdü.
İddialarını Türk Loydu, geminin teknik sertifikasyonu, kaptan ehliyeti ve sefer izni gibi başlıklara dayandırdı; 2003’te devlet denetiminin bu kuruma devredildiğini söyledi. Ayrıca bir daire müdürünün görevden alınması meselesinde Başbakanın baskısı altında kaldığını, bunun da istifaya giden süreci tetiklediğini anlattı.
Hâlâ netleşmeyen nokta, feribot olayında teknik ve siyasi sorumluluğun hangi ölçüde ayrıştığı ve Arıklı’nın anlattığı baskının idari süreçte nasıl şekillendiği. İKİNCİ KESİT bu bölümde feribot krizindeki sorumluluk tartışmasını, istifa baskısını ve YDP’nin neden hedef alındığı iddiasını ele alıyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[6 Ekim 2026 tarihli “Er Meydanı” bölümünde, Yeniden Doğuş Partisi Genel Başkanı Erhan Arıklı, bir feribot acil durumu sonrası kendisine yöneltilen sorumluluk suçlamalarını reddetti. Olayın saat 11.30’da öğrenildiğini, 12.15’te limana gidildiğini ve teknik yetkinin kendi alanı dışında kaldığını anlattı. ⚓️🚢
Asıl kırılma, kamuoyunda istifa çağrılarının yükselmesi ve olayın siyasi sorumluluk tartışmasına dönüşmesiyle yaşandı. Arıklı, deniz kazasının ulaştırma bakanını otomatik olarak suçlu yapmayacağını savunarak, kendisinin günah keçisi ilan edildiğini ileri sürdü.
İddialarını Türk Loydu, geminin teknik sertifikasyonu, kaptan ehliyeti ve sefer izni gibi başlıklara dayandırdı; 2003’te devlet denetiminin bu kuruma devredildiğini söyledi. Ayrıca bir daire müdürünün görevden alınması meselesinde Başbakanın baskısı altında kaldığını, bunun da istifaya giden süreci tetiklediğini anlattı.
Hâlâ netleşmeyen nokta, feribot olayında teknik ve siyasi sorumluluğun hangi ölçüde ayrıştığı ve Arıklı’nın anlattığı baskının idari süreçte nasıl şekillendiği. İKİNCİ KESİT bu bölümde feribot krizindeki sorumluluk tartışmasını, istifa baskısını ve YDP’nin neden hedef alındığı iddiasını ele alıyor.]]></content:encoded><link><![CDATA[https://ikinci-kesit.captivate.fm]]></link><guid isPermaLink="false">1bc1395f-e4d6-4d71-a2b8-f48e0cb544ad</guid><itunes:image href="https://artwork.captivate.fm/5248198e-9d62-4394-8cdb-141488fd4ebe/ikinci-kesit-cover-3000.jpg"/><pubDate>Wed, 07 Oct 2026 10:33:57 +0100</pubDate><enclosure url="https://episodes.captivate.fm/episode/1bc1395f-e4d6-4d71-a2b8-f48e0cb544ad.mp3" length="11288261" type="audio/mpeg"/><itunes:duration>11:45</itunes:duration><itunes:explicit>false</itunes:explicit><itunes:episodeType>full</itunes:episodeType><itunes:season>1</itunes:season><itunes:episode>6</itunes:episode><podcast:episode>6</podcast:episode><podcast:season>1</podcast:season><itunes:summary>6 Ekim 2026 tarihli “Er Meydanı” bölümünde, Yeniden Doğuş Partisi Genel Başkanı Erhan Arıklı, bir feribot acil durumu sonrası kendisine yöneltilen sorumluluk suçlamalarını reddetti. Olayın saat 11.30’da öğrenildiğini, 12.15’te limana gidildiğini ve teknik yetkinin kendi alanı dışında kaldığını anlattı. ⚓️🚢
Asıl kırılma, kamuoyunda istifa çağrılarının yükselmesi ve olayın siyasi sorumluluk tartışmasına dönüşmesiyle yaşandı. Arıklı, deniz kazasının ulaştırma bakanını otomatik olarak suçlu yapmayacağını savunarak, kendisinin günah keçisi ilan edildiğini ileri sürdü.
İddialarını Türk Loydu, geminin teknik sertifikasyonu, kaptan ehliyeti ve sefer izni gibi başlıklara dayandırdı; 2003’te devlet denetiminin bu kuruma devredildiğini söyledi. Ayrıca bir daire müdürünün görevden alınması meselesinde Başbakanın baskısı altında kaldığını, bunun da istifaya giden süreci tetiklediğini anlattı.
Hâlâ netleşmeyen nokta, feribot olayında teknik ve siyasi sorumluluğun hangi ölçüde ayrıştığı ve Arıklı’nın anlattığı baskının idari süreçte nasıl şekillendiği. İKİNCİ KESİT bu bölümde feribot krizindeki sorumluluk tartışmasını, istifa baskısını ve YDP’nin neden hedef alındığı iddiasını ele alıyor.</itunes:summary></item><item><title>🏫 Eğitim Altyapısında 185 Proje ve Deprem Güvenliği Sınavı</title><itunes:title>🏫 Eğitim Altyapısında 185 Proje ve Deprem Güvenliği Sınavı</itunes:title><description><![CDATA[29 Eylül 2026’da KKTC eğitim gündemi, Nazım Çavuşoğlu’nun anlattığı 185 inşaat, bakım ve onarım projesiyle şekillendi. Okulların fiziki durumu, deprem güvenliği, yeni derslik ihtiyacı, öğretmen kadroları ve özel okulların denetimi masadaydı. 🧱📚
Asıl kırılma, mevcut binaların ya güçlendirilmesi ya da yeni yapıyla değiştirilmesi zorunluluğunda ortaya çıktı. Okullar açılmadan on gün önce prefabrik çözüm gündeme gelirken, bazı ihtiyaçların planlanan takvimi aşması eğitimde süreklilik baskısını artırdı.
Somut tabloda binden fazla oda ve dersliğin yenilenmesi, tuvaletlerin iyileştirilmesi ve merkezi tedarik modeli öne çıktı. Okul aile birliklerinin gönüllü katkısı, bakanlığın nakit bütçe vermemesi ve öğretmen kadrolarının idari süreçlere bağlı oluşu, sistemi günlük ölçekte görünür kıldı.
Hâlâ açık olan soru, yapılan onarım ve yeni inşaatların artan öğrenci sayısı ile acil güvenlik ihtiyacını aynı hızda karşılayıp karşılayamayacağı. İKİNCİ KESİT bu bölümde eğitim altyapısı, deprem güçlendirmesi ve okul bütçelerinin nasıl işlediğini tartışıyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[29 Eylül 2026’da KKTC eğitim gündemi, Nazım Çavuşoğlu’nun anlattığı 185 inşaat, bakım ve onarım projesiyle şekillendi. Okulların fiziki durumu, deprem güvenliği, yeni derslik ihtiyacı, öğretmen kadroları ve özel okulların denetimi masadaydı. 🧱📚
Asıl kırılma, mevcut binaların ya güçlendirilmesi ya da yeni yapıyla değiştirilmesi zorunluluğunda ortaya çıktı. Okullar açılmadan on gün önce prefabrik çözüm gündeme gelirken, bazı ihtiyaçların planlanan takvimi aşması eğitimde süreklilik baskısını artırdı.
Somut tabloda binden fazla oda ve dersliğin yenilenmesi, tuvaletlerin iyileştirilmesi ve merkezi tedarik modeli öne çıktı. Okul aile birliklerinin gönüllü katkısı, bakanlığın nakit bütçe vermemesi ve öğretmen kadrolarının idari süreçlere bağlı oluşu, sistemi günlük ölçekte görünür kıldı.
Hâlâ açık olan soru, yapılan onarım ve yeni inşaatların artan öğrenci sayısı ile acil güvenlik ihtiyacını aynı hızda karşılayıp karşılayamayacağı. İKİNCİ KESİT bu bölümde eğitim altyapısı, deprem güçlendirmesi ve okul bütçelerinin nasıl işlediğini tartışıyor.]]></content:encoded><link><![CDATA[https://ikinci-kesit.captivate.fm]]></link><guid isPermaLink="false">1e9a6896-7060-4b08-bc15-10d0e8b00794</guid><itunes:image href="https://artwork.captivate.fm/5248198e-9d62-4394-8cdb-141488fd4ebe/ikinci-kesit-cover-3000.jpg"/><pubDate>Wed, 30 Sep 2026 10:34:13 +0100</pubDate><enclosure url="https://episodes.captivate.fm/episode/1e9a6896-7060-4b08-bc15-10d0e8b00794.mp3" length="11253086" type="audio/mpeg"/><itunes:duration>11:43</itunes:duration><itunes:explicit>false</itunes:explicit><itunes:episodeType>full</itunes:episodeType><itunes:season>1</itunes:season><itunes:episode>5</itunes:episode><podcast:episode>5</podcast:episode><podcast:season>1</podcast:season><itunes:summary>29 Eylül 2026’da KKTC eğitim gündemi, Nazım Çavuşoğlu’nun anlattığı 185 inşaat, bakım ve onarım projesiyle şekillendi. Okulların fiziki durumu, deprem güvenliği, yeni derslik ihtiyacı, öğretmen kadroları ve özel okulların denetimi masadaydı. 🧱📚
Asıl kırılma, mevcut binaların ya güçlendirilmesi ya da yeni yapıyla değiştirilmesi zorunluluğunda ortaya çıktı. Okullar açılmadan on gün önce prefabrik çözüm gündeme gelirken, bazı ihtiyaçların planlanan takvimi aşması eğitimde süreklilik baskısını artırdı.
Somut tabloda binden fazla oda ve dersliğin yenilenmesi, tuvaletlerin iyileştirilmesi ve merkezi tedarik modeli öne çıktı. Okul aile birliklerinin gönüllü katkısı, bakanlığın nakit bütçe vermemesi ve öğretmen kadrolarının idari süreçlere bağlı oluşu, sistemi günlük ölçekte görünür kıldı.
Hâlâ açık olan soru, yapılan onarım ve yeni inşaatların artan öğrenci sayısı ile acil güvenlik ihtiyacını aynı hızda karşılayıp karşılayamayacağı. İKİNCİ KESİT bu bölümde eğitim altyapısı, deprem güçlendirmesi ve okul bütçelerinin nasıl işlediğini tartışıyor.</itunes:summary></item><item><title>6 Aralık Seçimleri, Sandık Düzeni ve Yetki Sınırları 🗳️⚖️</title><itunes:title>6 Aralık Seçimleri, Sandık Düzeni ve Yetki Sınırları 🗳️⚖️</itunes:title><description><![CDATA[Mustafa Alkan kanalındaki Er Meydanı’nın 15 Eylül 2026 tarihli bölümünde, KKTC Yüksek Mahkeme ve YSK Başkanı Bertan Özerdağ, yerel ve genel seçimlerin 6 Aralık 2026’da aynı gün yapılmasını, yeni Seçim ve Halkoylaması Yasası, sandık düzeni ve seçim güvenliği üzerinden anlattı. 🗳️⚖️
En kritik kırılma, iki seçimin tek tarihte yürütülmesinin yalnızca siyasi bir tercih değil, yasal takvim ve kurumlar arası istişarelerle şekillenen bir süreç olarak sunulmasıydı. Buna karşın, karma oy sisteminin kaldırılmasına dair itiraz ihtimali açık bırakıldı.
Yerel seçimlerin aralık ayının ilk pazarında yapılması, 2026’da bu tarihin 6 Aralık’a denk gelmesini teknik olarak açıklıyor. Ayrıca sandık sayısının artırılacağı, her sandık kurulunda üç kişinin görev yapacağı ve sonuçların güvenli biçimde en erken sürede ilan edilmesinin hedeflendiği belirtiliyor.
Açık kalan soru, iki seçimin aynı gün yapılmasının uygulamada tüm itirazları ve teknik riskleri ne ölçüde gidereceği. İKİNCİ KESİT bu bölümde 6 Aralık 2026 seçim takvimini, sandıkların işleyişini ve karma oyla ilgili hukuki sınırları tartışıyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[Mustafa Alkan kanalındaki Er Meydanı’nın 15 Eylül 2026 tarihli bölümünde, KKTC Yüksek Mahkeme ve YSK Başkanı Bertan Özerdağ, yerel ve genel seçimlerin 6 Aralık 2026’da aynı gün yapılmasını, yeni Seçim ve Halkoylaması Yasası, sandık düzeni ve seçim güvenliği üzerinden anlattı. 🗳️⚖️
En kritik kırılma, iki seçimin tek tarihte yürütülmesinin yalnızca siyasi bir tercih değil, yasal takvim ve kurumlar arası istişarelerle şekillenen bir süreç olarak sunulmasıydı. Buna karşın, karma oy sisteminin kaldırılmasına dair itiraz ihtimali açık bırakıldı.
Yerel seçimlerin aralık ayının ilk pazarında yapılması, 2026’da bu tarihin 6 Aralık’a denk gelmesini teknik olarak açıklıyor. Ayrıca sandık sayısının artırılacağı, her sandık kurulunda üç kişinin görev yapacağı ve sonuçların güvenli biçimde en erken sürede ilan edilmesinin hedeflendiği belirtiliyor.
Açık kalan soru, iki seçimin aynı gün yapılmasının uygulamada tüm itirazları ve teknik riskleri ne ölçüde gidereceği. İKİNCİ KESİT bu bölümde 6 Aralık 2026 seçim takvimini, sandıkların işleyişini ve karma oyla ilgili hukuki sınırları tartışıyor.]]></content:encoded><link><![CDATA[https://ikinci-kesit.captivate.fm]]></link><guid isPermaLink="false">1de9035d-71c2-48cc-a494-7ede0094d4da</guid><itunes:image href="https://artwork.captivate.fm/5248198e-9d62-4394-8cdb-141488fd4ebe/ikinci-kesit-cover-3000.jpg"/><pubDate>Wed, 16 Sep 2026 12:30:32 +0100</pubDate><enclosure url="https://episodes.captivate.fm/episode/1de9035d-71c2-48cc-a494-7ede0094d4da.mp3" length="11730810" type="audio/mpeg"/><itunes:duration>12:13</itunes:duration><itunes:explicit>false</itunes:explicit><itunes:episodeType>full</itunes:episodeType><itunes:season>1</itunes:season><itunes:episode>4</itunes:episode><podcast:episode>4</podcast:episode><podcast:season>1</podcast:season><itunes:summary>Mustafa Alkan kanalındaki Er Meydanı’nın 15 Eylül 2026 tarihli bölümünde, KKTC Yüksek Mahkeme ve YSK Başkanı Bertan Özerdağ, yerel ve genel seçimlerin 6 Aralık 2026’da aynı gün yapılmasını, yeni Seçim ve Halkoylaması Yasası, sandık düzeni ve seçim güvenliği üzerinden anlattı. 🗳️⚖️
En kritik kırılma, iki seçimin tek tarihte yürütülmesinin yalnızca siyasi bir tercih değil, yasal takvim ve kurumlar arası istişarelerle şekillenen bir süreç olarak sunulmasıydı. Buna karşın, karma oy sisteminin kaldırılmasına dair itiraz ihtimali açık bırakıldı.
Yerel seçimlerin aralık ayının ilk pazarında yapılması, 2026’da bu tarihin 6 Aralık’a denk gelmesini teknik olarak açıklıyor. Ayrıca sandık sayısının artırılacağı, her sandık kurulunda üç kişinin görev yapacağı ve sonuçların güvenli biçimde en erken sürede ilan edilmesinin hedeflendiği belirtiliyor.
Açık kalan soru, iki seçimin aynı gün yapılmasının uygulamada tüm itirazları ve teknik riskleri ne ölçüde gidereceği. İKİNCİ KESİT bu bölümde 6 Aralık 2026 seçim takvimini, sandıkların işleyişini ve karma oyla ilgili hukuki sınırları tartışıyor.</itunes:summary></item><item><title>Girne Faciasında Arama, Gecikme ve Sorumluluk Sorgusu 🚨🌊</title><itunes:title>Girne Faciasında Arama, Gecikme ve Sorumluluk Sorgusu 🚨🌊</itunes:title><description><![CDATA[8 Eylül 2026 tarihli programda, Girne Turizm Limanı açıklarında yaşanan deniz faciası ve sonrasında on gündür süren arama kurtarma çalışmaları ele alındı; 14 kişinin yaşamını yitirdiği, 14 kişinin ise hâlâ kayıp olduğu aktarıldı. 🚤🕯️
İlk kırılma, kötü hava ve deniz koşullarının müdahaleyi zorlaştırmasıyla ortaya çıktı; buna karşın gecikmenin yalnızca doğa şartlarıyla açıklanamayacağı savunuldu. Facianın ardından kurumların koordinasyonsuzluğu ve bilgi akışındaki aksaklıklar tartışmanın merkezine yerleşti.
Somut dayanaklar arasında Girne Turizm Limanı, olay yerine yapılan ziyaret, küçük teknelerin ve helikopterlerin devreye girmesi ile kamu kurumlarının zamanında bilgi vermediği iddiası yer aldı. Ayrıca KoopCep reklam arası, bölümün içinde kısa bir ticari kesit olarak geçti.
Hâlâ netleşmeyen nokta, facianın teknik ve idari sorumluluğunun hangi resmi bulgularla belirleneceği. İKİNCİ KESİT bu bölümde arama kurtarma sürecini, kurumlar arası koordinasyon sorununu ve CTP ile UBP üzerinden genişleyen siyasi sorumluluk tartışmasını masaya yatırıyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[8 Eylül 2026 tarihli programda, Girne Turizm Limanı açıklarında yaşanan deniz faciası ve sonrasında on gündür süren arama kurtarma çalışmaları ele alındı; 14 kişinin yaşamını yitirdiği, 14 kişinin ise hâlâ kayıp olduğu aktarıldı. 🚤🕯️
İlk kırılma, kötü hava ve deniz koşullarının müdahaleyi zorlaştırmasıyla ortaya çıktı; buna karşın gecikmenin yalnızca doğa şartlarıyla açıklanamayacağı savunuldu. Facianın ardından kurumların koordinasyonsuzluğu ve bilgi akışındaki aksaklıklar tartışmanın merkezine yerleşti.
Somut dayanaklar arasında Girne Turizm Limanı, olay yerine yapılan ziyaret, küçük teknelerin ve helikopterlerin devreye girmesi ile kamu kurumlarının zamanında bilgi vermediği iddiası yer aldı. Ayrıca KoopCep reklam arası, bölümün içinde kısa bir ticari kesit olarak geçti.
Hâlâ netleşmeyen nokta, facianın teknik ve idari sorumluluğunun hangi resmi bulgularla belirleneceği. İKİNCİ KESİT bu bölümde arama kurtarma sürecini, kurumlar arası koordinasyon sorununu ve CTP ile UBP üzerinden genişleyen siyasi sorumluluk tartışmasını masaya yatırıyor.]]></content:encoded><link><![CDATA[https://ikinci-kesit.captivate.fm]]></link><guid isPermaLink="false">7b7782db-91c6-4edf-b882-36e9e6e84caa</guid><itunes:image href="https://artwork.captivate.fm/5248198e-9d62-4394-8cdb-141488fd4ebe/ikinci-kesit-cover-3000.jpg"/><pubDate>Wed, 09 Sep 2026 17:52:48 +0100</pubDate><enclosure url="https://episodes.captivate.fm/episode/7b7782db-91c6-4edf-b882-36e9e6e84caa.mp3" length="10660917" type="audio/mpeg"/><itunes:duration>11:06</itunes:duration><itunes:explicit>false</itunes:explicit><itunes:episodeType>full</itunes:episodeType><itunes:season>1</itunes:season><itunes:episode>3</itunes:episode><podcast:episode>3</podcast:episode><podcast:season>1</podcast:season><itunes:summary>8 Eylül 2026 tarihli programda, Girne Turizm Limanı açıklarında yaşanan deniz faciası ve sonrasında on gündür süren arama kurtarma çalışmaları ele alındı; 14 kişinin yaşamını yitirdiği, 14 kişinin ise hâlâ kayıp olduğu aktarıldı. 🚤🕯️
İlk kırılma, kötü hava ve deniz koşullarının müdahaleyi zorlaştırmasıyla ortaya çıktı; buna karşın gecikmenin yalnızca doğa şartlarıyla açıklanamayacağı savunuldu. Facianın ardından kurumların koordinasyonsuzluğu ve bilgi akışındaki aksaklıklar tartışmanın merkezine yerleşti.
Somut dayanaklar arasında Girne Turizm Limanı, olay yerine yapılan ziyaret, küçük teknelerin ve helikopterlerin devreye girmesi ile kamu kurumlarının zamanında bilgi vermediği iddiası yer aldı. Ayrıca KoopCep reklam arası, bölümün içinde kısa bir ticari kesit olarak geçti.
Hâlâ netleşmeyen nokta, facianın teknik ve idari sorumluluğunun hangi resmi bulgularla belirleneceği. İKİNCİ KESİT bu bölümde arama kurtarma sürecini, kurumlar arası koordinasyon sorununu ve CTP ile UBP üzerinden genişleyen siyasi sorumluluk tartışmasını masaya yatırıyor.</itunes:summary></item><item><title>Girne-Taşucu Feribot Faciasında Denetim Zinciri Sorgulanıyor 🚢⚠️</title><itunes:title>Girne-Taşucu Feribot Faciasında Denetim Zinciri Sorgulanıyor 🚢⚠️</itunes:title><description><![CDATA[1 Eylül 2026’da Girne açıklarında Taşucu hattında çalışan bir yolcu feribotu kötü hava koşullarında alabora oldu; arama kurtarma sürerken olayın yalnızca kaptan hatası olmadığı, denetim ve izin zincirinin de sorgulanması gerektiği ileri sürüldü. 🚨🌊
Olay, hava koşullarına rağmen sefer izni verilip verilmediği sorusuyla büyüdü. Geminin geçmişte iki kazaya karışmış olması, mekanik durumu ve sefere çıkış kararını alan idari süreç, kısa sürede facianın merkezindeki tartışmaya dönüştü.
Somut tartışma başlıkları arasında Limanlar Dairesi, Bakanlar Kurulu, geminin belgeleri, teknik yeterliliği ve arama kurtarma koordinasyonu yer aldı. Girne-Taşucu hattında çalışan feribotun geçmiş kayıtları, bakım ve denetim evraklarıyla birlikte yeniden incelenmesi gerektiği vurgulandı.
Hâlâ netleşmeyen soru, bu facianın hangi aşamada önlenebileceği ve sorumluluğun hangi halkada yoğunlaştığıdır. İKİNCİ KESİT bu bölümde geminin denetim sürecini, kötü hava koşullarında sefer kararını ve kaza sonrası koordinasyonun neden tartışıldığını ele alıyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[1 Eylül 2026’da Girne açıklarında Taşucu hattında çalışan bir yolcu feribotu kötü hava koşullarında alabora oldu; arama kurtarma sürerken olayın yalnızca kaptan hatası olmadığı, denetim ve izin zincirinin de sorgulanması gerektiği ileri sürüldü. 🚨🌊
Olay, hava koşullarına rağmen sefer izni verilip verilmediği sorusuyla büyüdü. Geminin geçmişte iki kazaya karışmış olması, mekanik durumu ve sefere çıkış kararını alan idari süreç, kısa sürede facianın merkezindeki tartışmaya dönüştü.
Somut tartışma başlıkları arasında Limanlar Dairesi, Bakanlar Kurulu, geminin belgeleri, teknik yeterliliği ve arama kurtarma koordinasyonu yer aldı. Girne-Taşucu hattında çalışan feribotun geçmiş kayıtları, bakım ve denetim evraklarıyla birlikte yeniden incelenmesi gerektiği vurgulandı.
Hâlâ netleşmeyen soru, bu facianın hangi aşamada önlenebileceği ve sorumluluğun hangi halkada yoğunlaştığıdır. İKİNCİ KESİT bu bölümde geminin denetim sürecini, kötü hava koşullarında sefer kararını ve kaza sonrası koordinasyonun neden tartışıldığını ele alıyor.]]></content:encoded><link><![CDATA[https://ikinci-kesit.captivate.fm]]></link><guid isPermaLink="false">da9de1fd-cda4-4af9-ac89-f9310a3566dd</guid><itunes:image href="https://artwork.captivate.fm/5248198e-9d62-4394-8cdb-141488fd4ebe/ikinci-kesit-cover-3000.jpg"/><pubDate>Wed, 02 Sep 2026 12:24:24 +0100</pubDate><enclosure url="https://episodes.captivate.fm/episode/da9de1fd-cda4-4af9-ac89-f9310a3566dd.mp3" length="13166178" type="audio/mpeg"/><itunes:duration>13:43</itunes:duration><itunes:explicit>false</itunes:explicit><itunes:episodeType>full</itunes:episodeType><itunes:season>1</itunes:season><itunes:episode>2</itunes:episode><podcast:episode>2</podcast:episode><podcast:season>1</podcast:season><itunes:summary>1 Eylül 2026’da Girne açıklarında Taşucu hattında çalışan bir yolcu feribotu kötü hava koşullarında alabora oldu; arama kurtarma sürerken olayın yalnızca kaptan hatası olmadığı, denetim ve izin zincirinin de sorgulanması gerektiği ileri sürüldü. 🚨🌊
Olay, hava koşullarına rağmen sefer izni verilip verilmediği sorusuyla büyüdü. Geminin geçmişte iki kazaya karışmış olması, mekanik durumu ve sefere çıkış kararını alan idari süreç, kısa sürede facianın merkezindeki tartışmaya dönüştü.
Somut tartışma başlıkları arasında Limanlar Dairesi, Bakanlar Kurulu, geminin belgeleri, teknik yeterliliği ve arama kurtarma koordinasyonu yer aldı. Girne-Taşucu hattında çalışan feribotun geçmiş kayıtları, bakım ve denetim evraklarıyla birlikte yeniden incelenmesi gerektiği vurgulandı.
Hâlâ netleşmeyen soru, bu facianın hangi aşamada önlenebileceği ve sorumluluğun hangi halkada yoğunlaştığıdır. İKİNCİ KESİT bu bölümde geminin denetim sürecini, kötü hava koşullarında sefer kararını ve kaza sonrası koordinasyonun neden tartışıldığını ele alıyor.</itunes:summary></item><item><title>Kıbrıs’ta Yorgunluk, Gençlik ve Gayriresmî Temaslar</title><itunes:title>Kıbrıs’ta Yorgunluk, Gençlik ve Gayriresmî Temaslar</itunes:title><description><![CDATA[2 Haziran 2026’da yayımlanan “Er Meydanı” bölümünde, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, toplumdaki yorgunluğu, moral bozulmasını ve öfkeyi; 19 Ekim 2025 seçimi sonrası görevinden Kıbrıs meselesine, Metehan kapısından Taşınmaz Mal Komisyonu’na uzanan başlıklarla değerlendirdi. 🏛️🕊️
Konuşmada kırılma noktası, mevcut düzenin sürdürülemezliği ile değişim kapasitesinin hâlâ var olduğu iddiası arasındaki gerilim oldu. Gençlerin “apolitik” sayılmasına itiraz edilirken, partilerin toptan reddi yerine siyasal irade ve yönetim kapasitesinin öne çıkarılması dikkat çekti.
Somut dayanaklar arasında Metehan geçiş noktasındaki trafik rahatlaması, Birleşmiş Milletler tampon bölgesi boyunca süren geçişler, gayriresmî temaslarla resmî müzakere arasındaki fark ve Anayasa Mahkemesi ile Taşınmaz Mal Komisyonu gibi kurumların mülkiyet ve hukuk başlıklarındaki rolü yer aldı.
Hâlâ açık kalan soru, bu yaygın yorgunluk ve öfkenin gerçekten kurumsal bir yeniden inşaya dönüşüp dönüşmeyeceği. İKİNCİ KESİT, toplumdaki moral bozulması, gençlerin siyasete bakışı ve Kıbrıs sorununda resmî müzakere ile gayriresmî temas arasındaki farkı ele alıyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[2 Haziran 2026’da yayımlanan “Er Meydanı” bölümünde, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, toplumdaki yorgunluğu, moral bozulmasını ve öfkeyi; 19 Ekim 2025 seçimi sonrası görevinden Kıbrıs meselesine, Metehan kapısından Taşınmaz Mal Komisyonu’na uzanan başlıklarla değerlendirdi. 🏛️🕊️
Konuşmada kırılma noktası, mevcut düzenin sürdürülemezliği ile değişim kapasitesinin hâlâ var olduğu iddiası arasındaki gerilim oldu. Gençlerin “apolitik” sayılmasına itiraz edilirken, partilerin toptan reddi yerine siyasal irade ve yönetim kapasitesinin öne çıkarılması dikkat çekti.
Somut dayanaklar arasında Metehan geçiş noktasındaki trafik rahatlaması, Birleşmiş Milletler tampon bölgesi boyunca süren geçişler, gayriresmî temaslarla resmî müzakere arasındaki fark ve Anayasa Mahkemesi ile Taşınmaz Mal Komisyonu gibi kurumların mülkiyet ve hukuk başlıklarındaki rolü yer aldı.
Hâlâ açık kalan soru, bu yaygın yorgunluk ve öfkenin gerçekten kurumsal bir yeniden inşaya dönüşüp dönüşmeyeceği. İKİNCİ KESİT, toplumdaki moral bozulması, gençlerin siyasete bakışı ve Kıbrıs sorununda resmî müzakere ile gayriresmî temas arasındaki farkı ele alıyor.]]></content:encoded><link><![CDATA[https://ikinci-kesit.captivate.fm]]></link><guid isPermaLink="false">fe48b437-65eb-4a6b-b686-b324309d190d</guid><itunes:image href="https://artwork.captivate.fm/5248198e-9d62-4394-8cdb-141488fd4ebe/ikinci-kesit-cover-3000.jpg"/><pubDate>Mon, 24 Aug 2026 19:27:08 +0100</pubDate><enclosure url="https://episodes.captivate.fm/episode/fe48b437-65eb-4a6b-b686-b324309d190d.mp3" length="13226859" type="audio/mpeg"/><itunes:duration>13:47</itunes:duration><itunes:explicit>false</itunes:explicit><itunes:episodeType>full</itunes:episodeType><itunes:season>1</itunes:season><itunes:episode>1</itunes:episode><podcast:episode>1</podcast:episode><podcast:season>1</podcast:season><itunes:summary>2 Haziran 2026’da yayımlanan “Er Meydanı” bölümünde, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, toplumdaki yorgunluğu, moral bozulmasını ve öfkeyi; 19 Ekim 2025 seçimi sonrası görevinden Kıbrıs meselesine, Metehan kapısından Taşınmaz Mal Komisyonu’na uzanan başlıklarla değerlendirdi. 🏛️🕊️
Konuşmada kırılma noktası, mevcut düzenin sürdürülemezliği ile değişim kapasitesinin hâlâ var olduğu iddiası arasındaki gerilim oldu. Gençlerin “apolitik” sayılmasına itiraz edilirken, partilerin toptan reddi yerine siyasal irade ve yönetim kapasitesinin öne çıkarılması dikkat çekti.
Somut dayanaklar arasında Metehan geçiş noktasındaki trafik rahatlaması, Birleşmiş Milletler tampon bölgesi boyunca süren geçişler, gayriresmî temaslarla resmî müzakere arasındaki fark ve Anayasa Mahkemesi ile Taşınmaz Mal Komisyonu gibi kurumların mülkiyet ve hukuk başlıklarındaki rolü yer aldı.
Hâlâ açık kalan soru, bu yaygın yorgunluk ve öfkenin gerçekten kurumsal bir yeniden inşaya dönüşüp dönüşmeyeceği. İKİNCİ KESİT, toplumdaki moral bozulması, gençlerin siyasete bakışı ve Kıbrıs sorununda resmî müzakere ile gayriresmî temas arasındaki farkı ele alıyor.</itunes:summary></item><item><title>KKTC’de Büyük Çöküş mü? Er Meydanı’ndan Sarsıcı Analiz 🇨🇾🔥</title><itunes:title>KKTC’de Büyük Çöküş mü? Er Meydanı’ndan Sarsıcı Analiz 🇨🇾🔥</itunes:title><description><![CDATA[Yeniden inşa çağrısı, Metehan’dan gençlere uzanan derin bir kriz tablosu çiziyor: kurumlar, siyaset ve güven aynı anda sorgulanıyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[Yeniden inşa çağrısı, Metehan’dan gençlere uzanan derin bir kriz tablosu çiziyor: kurumlar, siyaset ve güven aynı anda sorgulanıyor.]]></content:encoded><link><![CDATA[https://ikinci-kesit.captivate.fm]]></link><guid isPermaLink="false">2b74aa15-2566-4195-9aa6-bcaa0ef24131</guid><itunes:image href="https://artwork.captivate.fm/5248198e-9d62-4394-8cdb-141488fd4ebe/ikinci-kesit-cover-3000.jpg"/><pubDate>Thu, 13 Aug 2026 14:25:16 +0100</pubDate><enclosure url="https://episodes.captivate.fm/episode/2b74aa15-2566-4195-9aa6-bcaa0ef24131.mp3" length="12687092" type="audio/mpeg"/><itunes:duration>13:13</itunes:duration><itunes:explicit>false</itunes:explicit><itunes:episodeType>full</itunes:episodeType><itunes:season>1</itunes:season><itunes:episode>1</itunes:episode><podcast:episode>1</podcast:episode><podcast:season>1</podcast:season><itunes:summary>Yeniden inşa çağrısı, Metehan’dan gençlere uzanan derin bir kriz tablosu çiziyor: kurumlar, siyaset ve güven aynı anda sorgulanıyor.</itunes:summary></item></channel></rss>